Hayatta karşımıza çıkan güçlüklerle başa çıkmamız gerekir, ve bazen güçlükleri ortadan kaldırdığımızda neden beklediğimiz kadar mutlu olmadığımızı düşünür, şaşırır belki de üzülürüz. Negatiflik ön yargısı yüzünden hep önümüzden zorlukları kaldırmaya odaklanmışızdır ama zararlı otları söktükten sonra yerine renk renk çiçekler ekmeyi unuturuz. İşte hayatta bulaşık süngeri gibi olmak da bunun gibi. Bu yazıda neden bulaşık süngerinin harika bir metafor olduğunu anlatacağım. Benimle sabredin.

Gördüğünüz bu süngerin bir yeşil dişli, bir de mavi yumuşak kısmı var. Dişli kısmı yumuşak kısmına göre daha dar. Ve pırıl pırıl sonuçlar almak için bazen hem yeşil kısmını hem mavi kısmını kullanmak lazım. Ovalamak ve parlatmak lazım. Ayrıca “Iyk bulaşık süngeri, başka metafor mu kalmadı.” diyorsanız da aynı şeyi bahçe ve çiçekler üzerinden de anlatabilirdim ama hayır. Her şey güzel değil hayatta. Bence bulaşık süngeri bizim gizli dostumuz.

Bunun psikoloji ile ne alakası var, neden bulaşık süngeri gibi olayım?
Dişli kısım

Hayatımızda da bazen, tıpkı bulaşıkta olduğu gibi, inatçı gitmek bilmeyen problemler olur. Bunlar kolay problemler değildir, negatiftirler ve ortadan kaldırılmaları gerekir. Bu kısım ovalamak için kullanılır

Hastalıklar buna güzel bir örnektir. Ağır kaldırırken belinizi incittiğinizi düşünün. Bu ortadan kaldırılması gereken bir problemdir. İlaçlar ve birtakım egzersizler ile belinizi iyileştirmeye çabalayacaksınızdır.

Bu negatifliklerin ortadan kaldırılması demek artık nötr bölgedesiniz demektir.

Sürekli kavgalı olduğunuz kayınvalideniz ile artık konuşmamaya karar verdiniz. Okulunda problemler yaşayan çocuğunuzu yeni bir okula yazdırdınız. Bel çevrenizdeki fazla kilolarınızı verdiniz.

Yumuşak kısım

Yumuşak kısım ise hayatınıza kattığınız pozitif etkileri temsil ediyor. Bütün işinizi dişli kısımla da halledebilirsiniz ama parıldayan, her yeri çizik olmayan bulaşıklar için yumuşak kısım kullanılır. Yani hayatınızdan negatiflikleri attınız ama artık nötr bir hayatınız var. Bu ne iyi ne kötü. Adı üzerinde nötr. Ama siz iyi, pozitif olsun diye negatiflikleri çıkartmıştınız.

Negatifin yokluğu ≠ Pozitif

Bu yüzden de hayatınıza pozitif şeyler de eklemelisiniz. Parlatmanız lazım.

Sakat belinizi iyileştirdikten sonra artık normal bir beliniz vardır. Kuvvetli değil, normaldir. Kuvvetli olması için spora gitmek, egzersiz yapmak gerekir.

Bu da negatifi ortadan kaldırmak ile pozitif yönde ilerlemek arasındaki farktır.

Arkadaşlarınızla iyi, doyurucu ilişkiler kurmak. Çocuğunuzla birebir kaliteli zaman geçirmek. Bedeninizle barışık olmak, mutlu olmak.

Dişli kısmın ince, yumuşak kısmın kalın olması da metaforumuza uygun. Hayatta dişli kısım da olmadan olmaz, yumuşak kısım da olmadan olmaz. İkisine de ihtiyaç var. Hem negativiteyi ortadan kaldırmak lazım hem de pozitiflik eklemek lazım. Ama bunların oranı önemli, Pozitif Psikoloji alanının bilinen isimlerinden Barbara Fredrickson’a göre bu oran 1:3 olmalı. Kısaca her 1 negatif his için hayatınızda 3 pozitif his olması ideal. Bu sayede kendinizi geliştirebileceğiniz bir ortamınız olabilir. 1 ovalıyorsanız 3 parlatmanız ideal. Eğer hep ovalarsanız hiç parlamaz.

 Bulaşık süngeri gibi olun. Negatifi ortadan kaldırmak için çabalayın. Ama daha çok hayatınıza pozitiflik katmak için çaba harcayın. Ovalayın ama daha çok parlatın. 

Bu yazı Positive Psychology: Applications and Interventions dersinden uyarlanmıştır. “Bulaşık süngeri” metaforu bana aittir.