Yapmak istediğiniz işe bir türlü başlayamıyor, erteleyip duruyor, kendinizi sürekli daha önemsiz şeyler yaparken buluyorsanız; yine yapmak istediklerinizi yapamadınız diye stres hissediyorsanız; artık bu soruna bir çözüm bulmak istiyorsanız işte başlangıç noktanız burası. Neden oyalanma yapıyorsunuz ve 7 öneriyle nasıl bırakırsınız.

Oyalanmanın sebepleri nelerdir?

Alışkanlık. İlk olarak güzel haber, kişilikten çok alışkanlık ile ilgili bir durum. Yani değiştirilebilir bir şey.

Kötü gelecek tahmini. Gelecekte ne kadar sıkılacağınız ya da bir işin ne kadar süreceği konusunda yanlış tahminler yaptığınız için işe başlamak istemiyorsunuz ve son ana bırakıp yetiştiremiyorsunuz.

Ödül yok. Sıkıcı. Örneğin ders çalıştığınızda bir ödül yok hemen. Ancak dönem sonunda sınavdan yüksek alırsanız ödül geliyor, ama bu beynimizin aradaki bağlantıyı otomatik olarak kurması için çok uzak. Bu yüzden de iş yapmak gelmiyor içinizden. Çünkü işin kendisi sıkıcı.

Enerji bulamamak. Yapılan bir deneye göre öğrencilerin %28’i enerji yoksunluğu yüzünden oyalanma yaptıklarını söylemiş.

Dikkat dağıtıcı olaylar. [10:34] Telefon titredi, whatsapp’ten Tuana yazmış “Şu geçen gün bahsettiğin kedi videosu ne diye aratınca çıkıyodu?” [10:42] Eposta geldi “Grupanya: Bu yaz Antalya tatilinde…” [10:45] Facebook bildirimi. Tuana bir fotoğrafını beğendi. Sürekli bir bombardıman halindeyiz ve bize en çok zaman kaybettiren ve oyalanmaya sebep olan olaylar işte bu dikkat dağıtıcılar.

Multitasking (aynı anda birden fazla iş yapma). İnsanların %80’i multitasking yapamıyor ancak sorulduğu zaman yapabildiklerini söylüyor

Ne yapmalı?

Örnek senaryo üzerinden gidelim. Ali Bey’in eposta kutusu birikti de birikti. Artık temizlemek istiyor. Neler yapmalı?

  1. Hedef belirle. Açıkça belirle. Gerçekçi olsun! Bütün eposta kutusunu bir günde temizlemeyi beklemek sadece yenilgiye yol yapmaktır. 10 tane eposta cevaplamak ne kadar sürüyor süre tutmalı ve o öğrendiği süreden faydalanarak gerçekçi bir hedef yaratmalı. “Her gün 15×4’den 1 saatimi bu işe ayırabilirim, 1 saatte 15 eposta cevaplayabiliyorum. 10 gün sonra bu iş tamamlanacak.”
  2. Ödül koy. Bir işi tamamladığınızda değil, ilerleme kaydettiğinizde kendinizi ödüllendirmelisiniz. Ali Bey her gün epostaların başına oturduğunda kendisine bitki çayı demleyebilir, böylece kendisini ilerleme kaydettiği için ödüllendirmiş olur, ilerleme kaydetmeye devam eder. Ayrıca sıkıcı olayları da keyifli olaylarla birleştirdiği için bir dahaki sefere başlaması daha kolay olur. Önemli olan ödülü kazanmak için koşulların net belirlenmesi. “Bugün 1 saat bütün dikkatimi eposta cevaplamaya vereceğim. 1 saatin sonunda bitki çayı ile birikmiş epostalarımı daha da azaltmış olmamı kutlayacağım.”
  3. Enerjini kontrollü harca. Ali Bey bir anda kendine 5 tane hedef koyarsa, yüksek ihtimalle birini bile bitirecek enerjisi kalmayacak. Karar vermek dahi enerji gerektirir. Bu yüzden Ali Bey kendine bir sürü hedefler koymamalı. Hepsi kendi başına gerçekçi olsa da hep beraber voltranı oluşturabilirler. Ayrıca bir oturuşta kendini tüketmemeli. 1 saat olduğunda mutlaka mola vermeli.
  4. En zor işleri en yüksek enerjili olduğun zamana koy. Ali Bey Leyla Hanım’ın aksine öğlen 3’te kendisini bomba gibi hissediyor. Leyla Hanım ise sabah 10’da cin gibi. Bu yüzden Ali Bey en sevmediği (en çok enerji gerektiren) ya da en zor (en çok enerji gerektiren) ya da en önemli dikkat gerektiren (en çok enerji gerektiren) işleri saat 3’e programlamalı. Böylece o işi gerçekleştirme ihtimali artacak.
  5. Dikkat dağıtıcıları elimine et. Ali Bey yanına bir liste çıkarıp bir gün boyunca dikkatini neler dağıtıyor listelemeli. Ardından bu dikkat dağıtıcıları nasıl önleyebilirim yanlarına çözümlerini yazmalı. Örneğin eposta ve Facebook bildirimlerini kapatmalı. Hatta telefonunu “Rahatsız etme” moduna almalı, böylece yalnızda aciliyeti olan kişiler ulaşabilir ve o da dikkatini koruyabilir. Ama ofis çalışanı ise, 30 dakikada bir yanına gelip hal hatır soran Tuana Hanım’a “Artık gelme” demek kolay olmayabilir. Bütün savaşları kazanamaz.
  6. Multitasking yapma. Aynı anda birden fazla iş yapmamalı, işten işe atlamamalı. Çünkü yapamıyor zaten. Ayrıca her iş arası geçişte “geçiş bedeli” switch cost ödüyor. Yani boşa çaba sarf ediyor. Tek seferde tek işe odaklanmalı. Buna Facebook’a bakmak, telefondan mesaj yazmak, çay almaya gitmek de dahil.
  7. İlk adım mümkün mertebe basit olmalı. İstemediği bir işe başlamadan önce ilk adımı olabildiğince küçük belirlemeli. Eposta kutusunu temizlemeden önce ilk adımı “Bilgisayarı açıp internet gezgininde sadece eposta kutusuna girmek, telefonunu sessize almak ve başka bir şey ile ilgilenmeden ilk epostayı cevaplamak” olabilir. İlk eposta cevaplandıktan sonra ilk başarı elde edilmiş demektir. Bundan sonra adım adım 1 saat boyunca ilerleyebilir. Her cevaplanan eposta yeni bir başarı, amaca bir adım daha yaklaşmak demek.

Bu adımların hepsini uygulayamayabilirsiniz. Sorun değil. Bir iki tanesi ile başlayın. Benim önerim 1, 7 ve 6’nın mutlaka uygulanmasından yana.


TL;DR

  1. Net, küçük, gerçekçi hedef belirle
  2. Ödül koy
  3. Çok iş alma üzerine
  4. En zor işi en verimli saatinde yap
  5. Dikkat dağıtıcılardan kurtul
  6. Multitasking yapma
  7. İlk adımın küçük olsun

Hepinize verimli günler, sağlıklı alışkanlıklar diliyorum.

Referanslar

Rozental, A., & Wennersten, L. (2014). Dansa på deadline: uppskjutandets psykologi. Natur & kultur.

Burgess, P. W. (2000). Real-world multitasking from a cognitive neuroscience perspective. Control of cognitive processes: Attention and performance XVIII, 465-472.